• BIST 88.715
  • Altın 144,276
  • Dolar 3,6253
  • Euro 3,8485
  • Konya 4 °C
  • Karaman 10 °C
  • Aksaray 11 °C

Atatürk ve Milli Eğitim

Sevgi BAYAT

Mustafa Kemal Atatürk dilde, kültürde, eğitimde, yazıda ve bir ülkenin var olması için gereken tüm alanlarda milli kavramını ön plâna çıkarmıştır. Türk milletinin birlik ve beraberliğinin sağlamlığını ve devamlılığını korumasının yolunun milli bir eğitim programından geçtiğini dile getirmiştir. Mücadelenin bitmesinin ardından özüne döndürülen kurumlardan biri de Maarif Vekâleti’nin isminin Milli Eğiti Bakanlığı’na dönüştürülmesi ile gerçekleştirilmiştir. Ancak günümüzde olduğu gibi sadece isim değiştirme çabasından öteye gitmeyen bir anlayış yerine, içerikte ve uygulanışta gerçek bir Milli Eğitim oluşturulması sağlanmıştır. Atatürk’ün kendisinin de ifade ettiği gibi “En önemli ve verimli görevlerimiz, eğitim ve öğretim işleridir. Eğitim ve öğretim işlerinde kesinlikle başarı sağlamak gerekir. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu yolla olur.” Büyük Önder yeniden dirilen Türk milletinin aydınlanmasını milli değerlere bağlı, çağdaş bir eğitim sistemi ile gerçekleştirmiştir.

Atatürk günümüz akademisyenlerinin ifade ettiği gibi ülkenin kurtuluşunu cahil nesilde görmemiştir. Mustafa Kemal “Eğitim ve öğretimin önemini açıklamak fazla bir şey olur. Bu memlekette eskiden beri bir bilgisizlik devam ediyor. Eski yönetimler, bu bilgisizliği sürdürmeyi kendi devamları için bir gerek gibi düşünüyorlardı. Bu memlekette bilgisizliği hızla ortadan kaldırmak gerekir. Başka kurtuluş yolu yoktur.” sözleri ile ülke kalkınmasının bağlı olduğu gerekçeyi açıklamıştır. Günümüz eğitim sistemini tatile alıştırılan, içi boş müfredat ile eğitilmeye çalışılan çocuklar ile devam etmeye çalışıyoruz. Okullarda bilimin, tekniğin, bilişim teknolojilerinin öneminin tartışıldığı ortamlar yerine hâla kız-erkek birlikte mi okumalı? Ya da Atatürk İlke ve İnkılâpları müfredatlardan çıkarsa daha ileri eğitim anlayışına sahip olacağımız tartışılırken ve en önemli konumuz Milli Eğitim Bakanlığı yerine Maarif Bakanlığı ismi ile daha aydınlık bir gelecek umut ettiğimiz eğitim sistemi 1920’li ve 30’lu yılların eğitim sisteminin çok çok gerisinde yer almaktadır.

Oysa Atatürk okul ve eğitim ile ilgili: “Okul adını hep beraber hürmetle, saygıyla analım! Okul genç beyinlere, insanlığa saygıyı, millet ve memlekete sevgiyi, şerefı, bağımsızlığı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için izlenmesi uygun olan en doğru yolu belletir. Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların, aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer çalışkan bilgin olmaları gerekir. Bunu temin eden okuldur. Ancak bu şekilde her türlü girişimin mantıklı sonuçlara erişmesi mümkün olur.(1922)” cümlelerini kurmaktadır. Sistemin sorununun isim değil içerik ve uygulanış olduğunu göreceğimiz günlerin yakın olması dileğimle.

Bu yazı toplam 876 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu Manşet | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 353 30 30 | Faks : 352 40 40 | Haber Scripti: CM Bilişim